Oy Ortalaması: 5 / 5. Oy Sayısı: 3

Ariflerin Satrancı 3D

Ariflerin Satrancı 3D Hikayesi

Ariflerin Satrancı, 1500 yıl önce Mucidi Muhyiddin Arabi hz. tarafından icad edilmiştir.
Sıralı oyun sistemi bulunmaktadır.
En az 1 en fazla 4 kişiyle oynanabilir.
Amaç Visale ulaşmaktır.
Karşınıza sizi düşürecek hadiseler çıkacağı gibi ileriye taşıyacak fırsatlar da vardır.

Ariflerin Satrancı 3D Nasıl Oynanır?

Öncelikle kaç kişi oynanacağı seçilir.
Oyuncu Renkleri belirlenir
Sol Altta bulunan sayı Çevirme butonuna basılır.
Rastgele sayınızı sağ alt köşede göreceksiniz. Aynı zamanda ekrandan geçen sayı fırıldağını da görebilirsiniz.
Sayınız kadar oda ileri gidersiniz.
Bulunduğunuz odadaki tabelanın ismine dikkat ediniz.
Aksi bir durum yoksa odalarda durabilirsiniz.
Fakat bazı odalar sizi geri başladığınız yere döndürecektir.
Bazıları da sizi ileriye taşıyacaktır.
100 adet odayı geçtikten sonra 101. odaya yani Visale ulaşınca oyun bitecektir.
Çok oyunculu modda herkes Visale ulaşana kadar oyun bitmez.
Bu oyunun kaybedeni yoktur.
Amaç kişinin kendisini geliştirmesidir.
Bu yüzden kızma birader gibi çevir geç mantığıyla oynamak değil oyunun manasını çözmek üzere düşünerek oynanmalıdır.

Yılan Kuyruğu: Böyle bir odada durmanız sizi geri düşürmez fakat tehlike işaretidir. Olası başına bastığınız yılanlardan biri sizi tekrar bu odaya düşürecektir.

Yılan Başı: Bu tarz odalarda durmamanız gerekir. Bu odalardan birinde durulduğu taktirde yılanın kuyruğuna kadar kişi düşecektir.

Pervane: Hep düşmeyeceksiniz ya :) Pervane olan bir odada durursanız sevinebilirsiniz çünkü bu  sizi sayı çevrimeksizin ileriye taşıyacaktır.

Visal: Allah'a kavuşmayı temsil eder. Visale ulaşan oyunu bitirir.

Tuşlar:

Mouse - Çevir Butonuna Tıklanır

Oyunun altındaki "Download" butonu ile bilgisayarınıza indirerek de oynayabilirsiniz.

Ariflerin Satrancı 3D Düşürenler

Sohbet-i Seg Teessüf
İstiğna Reca
Kin Düzah
Hased Mihnet
Rakip Nedamet
Ağyar Kavga
Akl Adavet
Nifak Hicran
Sevda Tan-ı Hulk
Kemal Zeval
Celâl Hacalet
Gurur Zillet
Kaza Rıza

Yükseltenler

Cefa Safa
Fırsat KuyiCanan
Aşk Sahraı Cünun
Tisyar Terahhum
Azar Nazar
AhlakıHamide Cemal
Sadakat Ferah
Aşkımecazi AşkıHakiki
Vefa Esrar
Mücahede Müşahede
Mahv İzzete
Sabır Maksud
Muhabbet Visal

Lügat (Lugatim.com'dan alıntılanmıştır)

Zillet
(ﺫﻟّﺖi. (Ar. ẕillet)
1. Aşağı olma, hakirlik, horluk: Her bir nebî her bir velî zilletle erdi menzile / Mısrî’ye söğsün şol ağız Allah demek bilmez ola (Niyâzî-i Mısrî). 
Teessüf (ﺗﺄﺳّﻒi. (Ar. esef “acımak”tan te’essufÜzülme, esef etme: Zâten teessüfü yüzünden, gözünden akıyordu (Ahmet Râsim)
Recâ (ﺭﺟﺎﺀi. (Ar. recā’)
1. Ümit, emel, umma: Fâriğiz havf ü recâ-yı dûzah u cennâttan / Derd-i dil sermâye-i dünyâ vü ukbâdır bize (Leskofçalı Gālib)
2. tasavvuf. Kalbin istenilen, sevilen bir şeyi umması ve bundan ferahlık ve rahatlık duyması hâli. 
Kavga
i. (Fars. ġavgā’dan)
1. Şiddetli tartışma veya dövüş, mücâdele: Al sana bir kavga (Ahmed Midhat Efendi). 
Adavet
(ﻋﺪﺍﻭﺕi. (Ar. ‘adāvetDüşmanlık, hasımlık, husûmet: Bana adâvetin nedir diye sövdü (Kâtip Çelebi’den Seç.). 
ѻ (Birine) Adâvet beslemek: Düşmanlık duymak, düşmanca duygular taşımak: Gizli bir adâvet beslemeye başlar (Ahmet Râsim). 
Nedamet (ﻧﺪﺍﻣﺖi. (Ar. nedāmetYaptığı iş veya davranışın sonucunu beğenmeyip yaptığına hayıflanma, pişman olma, pişmanlık: Cemâl-i sûretine kim ki olmadı kurban / İki cihanda nasîbi nedâmet oldu vü âh (Nesîmî)
Hicran (ﻫﺠﺮﺍﻥi. (Ar. hicrān)
1. Ayrılık, ayrılık acısı: Yok mu lutfun Nedîm-i zârına îd üstüdür / Defter-i hicrânı sultânım hesâb etmez misin (Nedim).
Gurbet (ﻏﺮﺑﺖi. (Ar. ġurbet)
1. Yabancı memleket, yad el: Sorarım kendimeGurbette mi hayrette miyim / Yoklarım taşları, toprakları: İzler kan izi / Yurdumun kan kusuyor mosmor uzanmış denizi (Mehmet Âkif’ten)
Karar (ﻗﺮﺍﺭi. (Ar. ḳarār)
1. Bir iş veya mesele hakkında verilen kesin hüküm: Biz aramızda anlaşalım, karârımızı size öğleden sonra bildiririz (Ömer Seyfeddin).
Rızâ (ﺭﺿﺎﺀi. (Ar. riżā’)
1. Hoşnut ve memnun olma durumu, hoşnutluk, memnunluk.
2. Râzı olma, kalben hoş görüp kabul etme, kolaylıkla benimseme, karşı koymama: Rızâ-yı kabâhat ayn-ı kabâhattir, sen de onun gibi cezâya müstahaksın (Şinâsî).
Arzu 1. İnsanın bir şeye karşı duyduğu istek, dilek: Müminin arzusu cennet (Pir Sultan Abdal). Ey şâh-ı rusül kesretine cürmümüzün / Hep ârzû-yı şefâatindir bâis (Fıtnat Hanım). Senin hiçbir arzunu kırmak istemem (Reşat N. Güntekin).
Adem (ﻋﺪﻡi. (Ar. ‘adem)
1. Var olmama, bulunmama, fıkdan: İndimde zâten vücûdunuzla ademinizin hiç farkı yoktur ki öldüğünüzü, kaldığınızı düşüneyim (Nâmık Kemal).
2. Hiçlik, yokluk: Ne civarda bir köy var, ne bir evin hayâli / Sonun ademdir diyor insana yolun hâli (Fâruk N. Çamlıbel). 
Hacâlet (ﺧﺠﺎﻟﺖi. (Ar. ḫacāletUtanma, mahçup olma, utanç: Kaldır taşından olsun o jeng-i hacâleti (Tevfik Fikret). Hüseyin Câhit’in pençesi onun yüzünde bir hacâlet lekesi bırakmıştı (Hâlit Z. Uşaklıgil)
Meşakkat (ﻣﺸﻘّﺖi. (Ar. şaḳḳ “iş zor gelmek, sıkıntı vermek”ten meşaḳḳatGüçlük, zorluk, sıkıntı, eziyet, zahmet: Talat Hanım, üç gün iki gece ağu çekerek çok meşakkatle dünyâya bir kız çocuk getirdi (Hüseyin R. Gürpınar).
Zahmet (ﺯﺣﻤﺖi. (Ar. zaḥmet)
1. Sıkıntı, eziyet: Hakîm olmayan kimse zahmetten ve hastalıktan kurtulamaz (Kâtip Çelebi’den Seç.)
Tan-ı Hulk Birinin huyunu ve davranışlarını ayıplama
Zeval [ince] (ﺯﻭﺍﻝi. (Ar. zevāl)
1. Yok olma, yok edilme, ortadan kalkma: Başka bir âlemden beklediği / Olmayan kula zeval ne güzel (Orhan V. Kanık). Bir yıldızın zevâlini gördük de böylece / Yâ Rab dedik nedir bu muammâsı hilkatin (Yahyâ Kemal). O da çağını anlamak ve Devlet-i aliyye’yi kābilse zevalden kurtarmak ister (Ümit Meriç).
2. Bozulma, iyi bir durumdan kötü duruma dönme, düşme, alçalma: İstanbul’un bu zevâli yalnız vird-i zeban edilen iktisâdî sebeplerden midir? (Yahyâ Kemal). Her büyük nizâmın kemal noktasına ulaştıktan sonra zevâle yüz tuttuğunu söylerler (Ergun Göze).
Dûzah (ﺩﻭﺯﺥi. (Fars. dūzaḫ)
Cehennem: Âteş-i derd-i firâkın nâr-ı dûzah tek elîm / Cür’a-i câm-ı visâlin âb-ı Kevser tek lezîz (Fuzûlî). Fâriğiz havf u recâ-yı dûzah u cennâttan / Derd-i dil sermâye-i dünyâ vü ukbâdır bize (Leskofçalı Gālib). Birden çekilip haydi demiş dûzaha, murdar! (Tevfik Fikret)
Mihnet (ﻣﺤﻨﺖi. (Ar. miḥnet)
1. Sıkıntı, zorluk, eziyet, zahmet, meşakkat: Derd-i Hakk’a tâlib ol / Dermâna erem dersen / Mihnetlere râğıb ol / Âsâna erem dersen (Niyâzî-i Mısrî). 
Sohbet-i Seg Dost olmayanlarla düşüp kalkma. Biriyle köpek tabiatıyla, yani köpek havlaması, hırlaması gibi kavga ederek görüşmek
İstiğnâ (ﺍﺳﺘﻐﻨﺎﺀi. (Ar. ġinā “zengin olmak, başkasına muhtaç olmamak”tan istiġnā’)
1. Elde olana kanâat edip başka bir şeye ihtiyaç duymama, tok gözlülük, gönül tokluğu: Genc-i istiğnâ kadar bir kûşe-i râhat mı var / Lokma-i hân-ı kanâat gibi bir ni’met mi var (Fıtnat Hanım).
2. Bir şeye karşı nazlı davranma, tenezzül etmeme: Bildi aşkında nemed-pûş olduğum âyîne-veş / Rahm edip bir kez bana bakmaz bu istiğnâya bak (Fuzûlî). 
Kin (ﻛﻴﻦi. (Fars. kіnKendisine yapılan bir şeyi hazmedememekten doğan devamlı ve gizli düşmanlık, garaz, buğz: Şimdi aşkım kalmadı kînim var, nefretim var (Orhan S. Orhon).
Hased (ﺣﺴﺪi. (Ar. ḥased)
1. Başkasında olan bir nîmeti çekememe, kendisine faydası olmadığı halde kıskançlık sebebiyle karşısındakinin sâhip olduğu nîmetten mahrum kalmasını isteme, çekememe, günüleme: Haset sâikasıyle gözüme kim görünürse mahvetmek isterdim (Nâmık Kemal). 
Cefa (ﺟﻔﺎi. (Ar. cefā’Eziyet, sıkıntı, ezâ, cevr: “Cefâyı çekmeyen âşık safânın kadrini bilmez.” Âdeti hûbların cevr ü cefâdır ammâ / Bana ettiklerini kimseye etmediler (Necâtî Bey)
Merhamet (ﻣﺮﺣﻤﺖi. Acıma, Şefkat
Zaman (ﺯﻣﺎﻥi. Devir, Felek.
Fırsat (ﻓﺮﺻﺖi. (Ar. furṣatBir şeyin yapılması için uygun düşen, elden kaçırılmayacak durum ve zaman, vesîle Her fırsatta gidiyordum (Reşat N. Güntekin).
Eyyâm Günler, Devirler
Rakip [kalın] (ﺭﻗﻴﺐi. (Ar. reḳābe“gözetmek, beklemek”ten raḳіb)
1. Aynı şeyi elde etmek isteyenlerden, aynı amaca varmak için uğraşanlardan her biri: Beni mutlaka Mergup Bey’den dolayı kendisinin rakîbi sanıyor (Ahmed Midhat Efendi)
Devâm 1. Bir durum üzere sürüp gitme, sürme, kesilmeme: “Fırtınanın devâmı vapur seferlerini aksattı.”
Sitem (ﺳﺘﻢi. (Fars. sitem) [Kelime 1. anlamını Türkçe’de kazanmıştır]
1. Bir kimseye herhangi bir davranışından dolayı üzüldüğünü, kırıldığını, alındığını öfkelenmeden belirtme, dostça çıkışma: Ne azap, ne sitem bu yalnızlıktan / Kime ne, aşılmaz duvar bendedir (Necip F. Kısakürek).
Sevda ( ﺳﻮﺩﺍ– ﺳﻮﺩﺍﺀi. (Ar. esved “kara”nın müennes şekli sevdā’)
1. Kuvvetli sevgi, aşk, muhabbet: Pervâne şem’ini uyandıramaz / Başta sevdâ kalpte nâr olmayınca (Karacaoğlan). 
2. Kara sevdâ, mâlihulyâ.
Aşk (ﻋﺸﻖi. (Ar. ‘işk)
1. Bir kimse veya bir şeye karşı duyulan çok kuvvetli sevgi ve bağlılık, aşırı muhabbet: Aşk içre azâb olduğun ondan bilirim kim / Her kimse ki âşıktır işi âh u figandır (Fuzûlî’den). Senin için aşk oduna yandım (Pir Sultan Abdal).
2. Şiddetli istek, tutku: Çeliğe su vermek onun aşkıydı (Ömer Seyfeddin). Bizdik o hücûmun bütün aşkıyle kanatlı (Yahyâ Kemal).
Fikr (ﻓﻜﺮi. (Ar. fikr)
1. Düşünce, zihinde tasarlanan şey, düşün: Bir Türk silâh altında bulundukça fikr-i istifâdeye o kadar yabancı kalır ki… (Cenap Şahâbeddin).
Encam (ﺍﻧﺠﺎﻡi. (Fars. encāmSon, nihâyet: Subh-dem birkaç kadeh nûş eylegil / Ne olur encâmı ferâmûş eylegil (Ahmedî). 
İntizar (ﺍﻧﺘﻈﺎﺭi. (Ar. naẓar “bakmak, görmek; beklemek”ten intiẓār)
1. Bekleme, bekleyiş: Kadem kadem gece teşrîfi Nâilî o mehin / Cihan cihan elem-i intizâra değmez mi (Nâilî)
Nifâk (ﻧﻔﺎﻕi. (Ar. nifāḳ)
1. İnsanlar arasında anlaşmazlıktan gelen ayrılık, ara bozukluğu: Şûre-zâr etmiş cihânı şu’le-i nâr-ı nifâk / Gülşen-i ülfette âsâr-ı tarâvet kalmamış (Leskofçalı Gālib).
Akl (ﻋﻘﻞi. (Ar. ‘aḳl)
1. Düşünme, anlama, kavrama ve davranışlarını ayarlama melekesi, us.
2. Hâfıza, hatır: Ah dâima o, gözümde o, hayâlimde o, aklımda o, o! o! o! (Nâmık Kemal). Hâlâ aklımda o tûfan yağmuru (Câhit S. Tarancı).
Ağyar (ﺍﻏﻴﺎﺭi. (Ar. ġayr “başka, diğer; başkası”nın çoğul şekli aġyār)
1. Gayrılar, başkaları: Bir yâr için ağyâr ile gavgādan usandık (Nâbî – Ö.T.S.). 
2. Yabancılar, tanıdık olmayanlar: Etraf ağyardan hâlî olmadıkça muhâbere câiz değildir (Nâmık Kemal).
Safâ (ﺻﻔﺄi. (Ar. ṣafā’Gönül şenliği, rahat, huzur, kedersizlik: Anın ile buldu âlem hoş safâ (Süleyman Çelebi). 
Âzar (ﺁﺯﺍﺭi. (Fars. āzār “incitme”den) Çıkışma, paylama, tekdir.
ѻ Azar işitmek: Azarlanmak, paylanmak: Köşkte tertemiz oda duvarlarına, mektepte heykellerin mermer kāidelerine, kurşun yâhut boya kalemleriyle yaptığım resimler için ne kadar azar işitmiş, cezâ çekmiştim (Reşat N. Güntekin – Ö.T.S.).
Tisyâr (ﺗﺴﻴﺎﺭi. (Ar. seyr “yürümek, gitmek”ten tesyārGönderme, irsal: Bir kitap tesyar etti (Şemseddin Sâmi). 
Kemâl [ince] (ﻛﻤﺎﻝi. (Ar. kemāl)
1. En olgun, en yetişkin döneminde olma, olgunluk: “Sinn-i kemal: Olgunluk yaşı.” Sonra kemâlini buldukta koyu kırmızı olur ve azıcık ekşiliği olur (Kâtip Çelebi’den Seç.)
Ârâm 1. Durma, dinlenme: Muallimlerin bir dakîka âram bilmeyen takayyüdü… (Hâlit Z. Uşaklıgil).
İttisaf (ﺍﺗّﺼﺎﻒi. (Ar. vaṣf “sıfatlamak, nitelemek”ten ittiṣāfBir sıfatla sıfatlanma, bir şey kendisinde hal ve sıfat olarak bulunur olma, muttasıf olma: Hulk-ı ilâhiyle eder ittisâf / Âyîne-i kalbi kılar pâk ü sâf (Hersekli Ârif Hikmet)
Kûy-ı Cânân  Sevgilinin bulunduğu yer: Kûyunu görmekle dilde sâkin olmaz şevk-i yâr / Kāni olmaz cennet-i Firdevs’e dîdâr isteyen (Ahmed Paşa’dan). 
Celal 1. Yücelik, büyüklük, ululuk, azamet: Celâl ü câhı bulsun ol kadar ikbâl-i rûz-efzun / Ki mesrûr eylesin bir günde yüz bin müstemendânı (Hersekli Ârif Hikmet)
Firkat (ﻓﺮﻗﺖi. (Ar. furḳatAyrılık, ayrılış, firak, hicran. Karşıtı: VİSAL: Firkatiyle hayâta düşman oldum (Muallim Nâci)
Ümid ( ﺍﻣﻴﺪi. (Fars. umіd)
1. Arzu edilen, olması istenen bir şeyin gerçekleşebileceği ihtimâlinin verdiği rahatlatıcı, ferahlatıcı duygu, olması istenen bir şeye duyulan beklenti, umut [Nazımda vezin gereği ümmid şeklinde de kullanılır]: Ger ye’s-i humârın verecekse sonunda / Evvelce şikest olsun o peymâne-i ümmîd (Cevdet Paşa). 
Haslet ( ﺍﻣﻴﺪi. (Fars. umіd)
1. Arzu edilen, olması istenen bir şeyin gerçekleşebileceği ihtimâlinin verdiği rahatlatıcı, ferahlatıcı duygu, olması istenen bir şeye duyulan beklenti, umut [Nazımda vezin gereği ümmid şeklinde de kullanılır]: Ger ye’s-i humârın verecekse sonunda / Evvelce şikest olsun o peymâne-i ümmîd (Cevdet Paşa). 
Sadâkat (ﺻﺪﺍﻗﺖi. (Ar. ṣadāḳatKendisine iyilik edene, lutufta bulunup koruyana minnet ve şükran duyguları ile bağlanma, bu bağlılığa yakışır şekilde davranma, hâinlik ve döneklik etmeme, vefâkarlık gösterme: İnsâna sadâkat yaraşır görse de ikrâh / Yardımcısıdır doğruların Hazret-i Allah (Ziyâ Paşa).
Haml ince] (ﺣﻤﻞi. (Ar. ḥaml)
1. Taşıma, yüklenme, yükletme: Kerem tasavvur eder çarh-ı dûn itâbında / Ki haml-i minnet eder cevr-i bî-hisâbında (Nâilî).
Hasret (ﺣﺴﺮﺕi. (Ar. ḥasret)
1. Ayrı kalınan veya elden kaçırılan bir şeye karşı duyulan istek, tekrar görme ve kavuşma arzusu, özleyiş, özlem, iştiyak: Cennet değil mi yâr ile sohbet dedikleri / Dûzah değil mi âteş-i hasret dedikleri (Nev’î’den).
Kesret (ﻛﺜﺮﺕi. (Ar. keѕret)
1. Çokluk, bolluk, fazlalık, ziyâdelik. Karşıtı: KILLET: “Kesret-i nüfus.” Ey şâh-ı rusül kesretine cürmümüzün / Hep ârzû-yı şefâatindir bâis (Fıtnat Hanım).
Tecrübe (ﺗﺠﺮﺑﻪi. (Ar. tecribe)
1. Deneme: Hayır, kendi tecrübemin sonunu söylüyorum (Ahmed Midhat Efendi). Ve yine bir sahife dolusu çeşit çeşit, biçim biçim imzâ tecrübeleri… (Yusuf Z. Ortaç). 
Afiv (ﻋﻔﻮi. (Ar. ‘afv “affetmek, bağışlamak”tan ‘afuvv“Affı bol, dâima affeden” mânâsına olup esmâ-i hüsnâdan (Allah’ın en güzel isimlerinden)dır: “Cenâbıhak afüvv ü kerimdir.”
Ahlâk- Hamide Beğenilen güzel ahlak.(Hz. Muhammed (A.S.M.) bütün ahlak-ı hamidede en yüksek ve yetişilmeyecek bir dereceye malik idi...... Onda içtima etmiş ahlak-ı hamidedir ki her bir haslette en yüksek tabakada olduğuna dost ve düşman ittifak ediyorlar. M.) (Osmanlıca'da yazılışı: ahlâk-ı hamide)
Terahhüm (ﺗﺮﺣّﻢi. (Ar. raḥme“merhamet etmek”ten teraḥḥumAcıma, merhamet etme: Fuzûlî nâzeninler görsen izhâr-ı niyâz eyle / Terahhum umsa ayb olmaz gedâlar pâdşâlardan (Fuzûlî). 
Zevk-i dil
Selâmet (ﺳﻼﻣﺖi. (Ar. selāmet)
1. Ruh ve beden yönünden sağlıklı olma, esenlik: İnşallah selâmetle şu muhârebeden dönmek nasip olsun (Nâmık Kemal)
Tecelli 1. Görünme, belirme, görünür olma, zuhur etme: Herkes havada bir mûcizenin tecellîsini bekliyor gibiydi (Ahmet Hâşim).
Nazar (ﻧﻈﺮi. (Ar. naẓar)
1. Bakış, bakma, göz atma: Bir göz ki anın olmaya ibret nazarında / Ol sâhibinin düşmanıdır baş üzerinde (Niyâzî-i Mısrî
Teselli (ﺗﺴﻠّﻰi. (Ar. selv “bir acıyı unutup rahatlamak, avunmak”tan tesellі)
1. Sıkıntısını ve acısını unutturmaya çalışma, avutma: Onu tesellî için söylediğim söz beni de aldatacak bir câzibe aldı ve bir ümit kapısı açtı (Peyâmi Safâ). 
Uşşak (ﻋﺸّﺎﻕi. (Ar. ‘āşıḳ’ın çoğul şekli ‘uşşāḳÂşıklar: Gül ki uşşâk eylesin ey gonca-i ra’nâ safâ / Gonca açıldıkta eyler bülbül-i şeydâ safâ (Rûhî-i Bağdâdî).
Sahra-i Cünûn (ﺻﺤﺮﺍﺀi. (Ar. ṣaḥrā’)
1. Kasaba, köy vb. meskûn yerlerin dışında kalan boş ve geniş yer, kır, ova: Dağlarda ve sahrâlarda tabiata hâkim oldular (Cenap Şahâbeddin).
Ahd-i Necat (ﻧﺠﺎﺕi. (Ar. necātKurtulma, kurtuluş, halâs: Nâcî yine etmekteyim ümmîd-i necât (Muallim Nâci).
Şüphe (ﺷﺒﻬﻪi. (Ar. şubhe)
1. Bir hususla ilgili gerçek veya doğrunun ne olduğuna kesin biçimde karar verememe durumu, bu kararsızlıktan doğan ve tam bir hüküm vermeyi engelleyen tereddüt, kuşku, şek: Sorma bir sâniye şüpheyle sakın “Yol nerede?” (Yahyâ Kemal).
Şüriş (ﺷﻮﺭﺵi. (Fars. şūrişKarışıklık, kargaşalık: Hacle-gâh-ı âlem-i ervâhı seyrân eyledim / Arşı tutmuş şûriş-i âteş-feşân-ı hüsn ü aşk (Leskofçalı Gālib)
Güzel sıf. (< gözel göz+el)
1. Göze ve kulağa hoş gelen, görülmesi, duyulması insana zevk veren, cemil. Karşıtı: ÇİRKİN: “Güzel yüz.” “Güzel vücut.” “Güzel manzara.” Güzel kaşlarının arasında incecik bir çizgi belirmişti (Târık Buğra).
İttihad (ﺍﺗّﺤﺎﺩi. (Ar. vaḥde“biricik olmak, tek kılmak”tan ittiḥād)
1. Bir olma, birleşme: Bilir mi zerrelerin şart-ı ittihâdı nedir? (Cenap Şahâbeddin).
2. Aynı fikirde olma, aynı düşünce etrâfında toplanma: Nefsimce benim değil benim bu da’vam / Maksûd hep ittihâd-ı akvam (Abdülhak Hâmit).
Mahv (ﻣﺤﻮsıf. (Ar. maḥv)
1. Yok etme, varlığına son verme: Bîçâre eski hâtıralar mahveder miyim / Ben mahva muktedir bile olsam bugün sizi (Tevfik Fikret’ten). Cihanda birbirini halk u mahv imiş âdet (Abdülhak Hâmit).
Mücahede (ﻣﺠﺎﻫﺪﻩi. (Ar. cehd “çalışmak” ve cihād “çarpışmak, Allah yolunda savaşmak”tan mucāhede)
1. Uğraşma, didinme, mücâdele etme: Taassupla mücâdele için yapılan mücâhedelerin başında Mevlevîlik ve Bektâşîlik gibi tarîkatların kuruluşu gelir (Burhan Felek).
Devam (ﺩﻭﺍﻡi. (Ar. devām)
1. Bir durum üzere sürüp gitme, sürme, kesilmeme: “Fırtınanın devâmı vapur seferlerini aksattı.”
Vefa (ﻭﻓﺎﺀi. (Ar. vefā’)
1. Sözünde durma, verilen sözü yerine getirme: Dünyâdan hiç kimse ummasın vefâ (Süleyman Çelebi). Şunlar ki görüp yüzünü bu dâra gelirler / Ol ahde vefâ eyleyip ikrâra gelirler (Niyâzî-i Mısrî)
Ferah (ﻓﺮﺡi. (Ar. feraḥHoşa giden bir halden duyulan zevk, gönül açıklığı, sevinç, sevinme: Gelmekte ferah dil-i hazîne (Muallim Nâci). İçime bir ferah dolmaya başladı (Aka Gündüz). 
Vicdan (ﻭﺟﺪﺍﻥi. (Ar. vicdān)
1. İnsanda iyiyi kötüyü ayırt eden, iyilikten huzur, kötülükten azap duymasına yol açan, davranışları hakkında âdil bir yargıya iten duygu: Kapılma dehrin iğfâlâtına ahlâk bahsinde / Sana ol fende vicdânın yeter üstâd lâzımsa (Nâmık Kemal’den).
Kerem (ﻛﺮﻡi. (Ar. kerem)
1. Ruh asâletinin gereği olan cömertlik, âlicenaplık: Serveti gibi keremi de dillere destan olan Abdullah Çelebi’ye bir manzum arîza yazdı (Sâmiha Ayverdi).
Aşk-ı Mecazi  Fâni şeylere olan aşk. Nefis ve şehvet arzusuna dayanan aşk.

 Tas: Kâmil bir zâtın Cenab-ı Hakk'a dâir şiddetli muhabbetinden evvel fani, dünyevî şeylere dair olan aşkı.

Ru'yet (ﺭﯘﻳﺖi. (Ar. ru’yet)
1. Görme, bakış, görüş: Ruhsârı üzre rü’yet-i zülfün ümîd edip / Fark edemem bu şevk ile rûz u leyâlimi
Evham (ﺍﻭﻫﺎﻡi. (Ar. vehm’in çoğul şekli evhāmVehimler, kuruntular, kuşkular, sebepsiz zan ve korkular: Katmam söze şâirâne evham (Muallim Nâci)
Cemâl [ince] (ﺟﻤﺎﻝi. (Ar. cemāl)
1. Güzellik: Ay u gün buldu cemâlinden cemâl (Süleyman Çelebi). Hey’et ki hilâliyle, cemâliyle semâvî (Tevfik Fikret).
Şefkat (ﺷﻔﻘﺖi. (Ar. şefeḳatKoruma, acıma ve esirgeme duygusu ile karışık olan sevgi: Çadırım üstüme bir ana şefkatıyle gerilmişti (Refik H. Karay). 
Edep (ﺍﺩﺏi. (Ar. edeb)
1. İnsanın hatâya düşüp utanılacak şeyler yapmasını önleyen, yerinde ve ölçülü davranmasını sağlayan meleke, söz ve davranışlardaki ölçülülük, her hususta haddini bilip sınırı aşmama, terbiye, nezâket, zarâfet: Sükûtu, bilmediğinden değil edebindendir / Gerçi söylemez ammâ neler bilir âşık (Hızırzâde Said Bey’den).
Esrâr (ﺍﺳﺮﺍﺭi. (Ar. sirr’in çoğul şekli esrārGizli olan, herkesçe bilinmeyen şeyler, herkese açık olmayan gizlilikler, sırlar: Dillerde dâsitân imiş esrâr sandığım (Halim Giray’dan). 
Nişat
Şen şâd ve hoşdil olmak. Sürur, keyf. * Bir iş işlemek.
Sabır (ﺻﺒﺮi. (Ar. ṣabr)
1. Katlanılması zor olan haksızlık, sıkıntı, acı, hastalık, yoksulluk, felâket vb. durumlar karşısında umutsuzluğa kapılmayıp şikâyet etmeden, sızlanmadan dayanma, tahammül gösterme: Yatağın üstüne eğilen Besim çocuğa sabır telkînine çalıştı (Peyâmi Safâ).
Muhabbet (ﻣﺤﺒّﺖi. (Ar. ḥubb “sevmek”ten maḥabbet)
Sohbet, yârenlik: Muhabbetten Muhammed oldu hâsıl / Muhammed’siz muhabbetten ne hâsıl (…) Dîdâr ile muhabbete doyulmaz / Muhabbetten kaçan insan sayılmaz / Münkir üflemekle çerağ söyünmez / Tutuşunca yanar aşkın çırası (Pir Sultan Abdal’dan).
Müşâhede (ﻣﺸﺎﻫﺪﻩi. (Ar. şuhūd “göze görünmek, görmek”ten muşāhede)
1. Gözle görme: Dem-i visâlde hoştur ruhun müşâhedesi / Ale’s-sabâh verir seyr edince âb-ı safâ (Rûhî-i Bağdâdî)
İzzet (ﻋﺰّﺕi. (Ar. ‘izzet)
1. Hürmet, saygı, ikram: Ne güzel izzetle selâm getirdi (Pir Sultan Abdal).
Vahdet (ﻭﺣﺪﺕi. (Ar. vaḥdet)
1. Birlik, bütünlük, yekpârelik: Şimdiyse olmuyor diye almaktayız haber / Beynelmilel o vahdet-i dîniyye mûteber (Abdülhak Hâmit’ten). 
Kaza (ﻗﻀﺎﺀi. (Ar. ḳażā’ “hükmetmek, emretmek, yerine getirmek, ödemek”ten)
1. Kimsenin kastı olmadan ortaya çıkan, zarara veya can kaybına sebep olabilen hâdise: “Kazâ geçirmek.” “Kazâya uğramak.”
Hâlet (ﺣﺎﻟﺖi. (Ar. ḥāletHal, nitelik, keyfiyet: Güneş doğarken şaşılacak hâlet müşâhede olunur (Kâtip Çelebi’den Seç.). Çok yerde kadınlığa bu hâlet / Tâbûta kadar eder refâkat (Abdülhak Hâmit).
Bâd-ı Aşk
Mürüvvet (ﻣﺮﻭّﺕi. (Ar. mer’ “erkek, adam”dan murū’et muruvvet)
1. Yiğitlik, mertlik.
2. İnsanca davranma, insanlık: Mürüvvet insanlığa uygun olan şeyi yapmak, güzel görünen şeyleri alıp mezemmeti müstelzim olan hallerden kaçınmak demektir (Ömer N. Bilmen).
Hâl [ince] (ﺣﺎﻝi. (Ar. ḥāl)
1. Bir şeyin içinde bulunduğu şartların ve niteliklerin bütünü, durum: Bu bir keşkül-i Hak’tır rızkımı Mevlâ verir / Kimseye etmem şikâyet hâlimi Allah bilir (…). Ey beni ta’yîb eden hâl-i perîşânım görüp (Leskofçalı Gālib)
Maksud (ﻣﻘﺼﻮﺩsıf. (Ar. ḳaṣd “yönelmek, niyet etmek”ten maḳṣūd)
1. Söylenilmek, belirtilmek istenilen, kastedilen: Oldum garîk-i bahr-ı hatâ ey dil el-aman / Sa’y et hulâsa sâhil-i maksûda er heman (Fıtnat Hanım).
Aşk-ı Hakikî
  1. Hakiki aşk. Allah için sevmek. Allah sevgisi.
Rağbet (ﺭﻏﺒﺖi. (Ar. raġbet)
1. İstek, arzu, alâka, meyil, teveccüh: Sarf etme ârzû-yı dile vakt-i fursatı / Ey dil havâya verme yeter nakd-i rağbeti (Fıtnat Hanım).
İftihar (ﺍﻓﺘﺨﺎﺭi. (Ar. faḫr “övünmek”ten iftiḫār)
1. Bir şeyden dolayı haklı olarak övünme, övünç: En büyük milletlere sermâye-i iftihar olabilecek derecelerde âlî olan azamet ve ikbâlini mi unutalım? (Nâmık Kemal).
Gurur (ﻏﺮﻭﺭi. (Ar. ġurūr)
1. Kendini beğenme, büyüklük taslama, boş şeylerle övünme, benlik, enâniyet, kibir, azamet: Bize yakışan vatan sevgisidir, gurur değil (Nâmık Kemal).
VİSÂL [ince] (ﻭﺻﺎﻝi. (Ar. viṣālSevdiğine kavuşma, vuslat. Karşıtı: FİRKAT: Yâr gönlüne girip kân-ı visâle erdi / Âferin Fevrî’ye kim rızkını taştan çıkarır (Fevrî – Ş.A.D.)

Diğer Bilinen İsimleri

Osmanlı Şatrancı

Şantrançı Urefa

Yılanlı Dama

3 Şubat 2021

Bilim Adamları ve Keşifleri

İLGİNİ ÇEKEBİLİR Bağımsız Geliştirici, Bulmaca, Eğitim Bilim Adamları ve Keşifleri Adventure, Puzzle The World...
Continue reading
15 Ocak 2021

Troll Strike – Shooter Oyunu

Share Trollerin ele geçirdiği toprakları geri almak için savaş. Saldıran trolleri temizleyin. Gerekli sayıda...
Continue reading
24 Ekim 2020

Nesne istifleme

İLGİNİ ÇEKEBİLİR Fight Shirinker Hole Adventure, Puzzle The World of Cubes Game Adventure Pacman...
Continue reading
19 Ekim 2020

Shirinker Hole

İLGİNİ ÇEKEBİLİR Bağımsız Geliştirici, Dövüş Shirinker Hole Bağımsız Geliştirici, Bulmaca, Çok Oyunculu, Eğitim Ariflerin...
Continue reading
12 Ekim 2020

Roll a Ball 3D

İLGİNİ ÇEKEBİLİR Car Car Race Against Time 3D Adventure, Puzzle The World of Cubes...
Continue reading
8 Ekim 2020

Solucan Topla

Share Kovayı hareket ettirerek düşen solucanları topla. Fakat aynı zamanda yengeç, dikenli balık ve...
Continue reading
30 Eylül 2020

Klavye Yazım Geliştirme Oyunu

Share Klavye Yazım Geliştirme Oyunu ile klavyede tuşların yerlerini zamanla ezberleyecek ve pratik yazmaya...
Continue reading
10 Eylül 2020

Tank Oyunu 3D İki Kişilik

Share Tank Oyunu 3D İki Kişilik, eşiniz, dostunuz, kardeşiniz, çocuğunuzla oynayabileceğiniz iki kişilik bir...
Continue reading
9 Eylül 2020

Zamana Karşı Araba Yarışı 3D

İLGİNİ ÇEKEBİLİR Bulmaca, Macera, Popüler Küplerin Dünyası Oyna Akıl-Zeka, Bulmaca On Fark Bul Oyunu...
Continue reading
8 Eylül 2020

Aslana Dokunma

İLGİNİ ÇEKEBİLİR Bulmaca, Diğer Aslana Dokunma Adventure Pacman Puzzle ARCANOMS Retro and Popular –...
Continue reading
31 Ağustos 2020

Ariflerin Satrancı 3D

Share Ariflerin Satrancı 3D Hikayesi Ariflerin Satrancı, 1500 yıl önce Mucidi Muhyiddin Arabi hz....
Continue reading
23 Ağustos 2020

Yabancı Kargo 3D

İLGİNİ ÇEKEBİLİR Dövüş Tron 3D Genel, Puzzle Puzzle Jigsaw Istanbul Pictures Adventure Clumsy Bird...
Continue reading
23 Ağustos 2020

Tron 3D

Share Tron 3D, yılan benzeri robot başlı bir karakter ve kuyruğu ile diğer yılanlara...
Continue reading
Hafıza Geliştirme Kuş Kartları
21 Ağustos 2020

Hafıza Geliştirme Kuş Kartları

İLGİNİ ÇEKEBİLİR Akıl-Zeka, Bağımsız Geliştirici El Cezeri Şifre Kilitli Sandık Simülasyonu Adventure Dupi and...
Continue reading
Sctack Kule Yap
19 Ağustos 2020

Stack Kule Yap

İLGİNİ ÇEKEBİLİR Akıl-Zeka, Bağımsız Geliştirici El Cezeri Şifre Kilitli Sandık Simülasyonu Çok Oyunculu Tank...
Continue reading
19 Ağustos 2020

Hafıza Geliştirme Kartları Oyunu

Share Hafıza Geliştirme Kartları Oyunu, On farklı seviye zorluğunda simge ile hatırlama kuvvetinizi arttırın...
Continue reading
19 Ağustos 2020

Yapboz Istanbul Resimleri

Share Yapboz Istanbul Resimleri, Güzel şehrimizin resimleri ile oynayın. Hangi Mekanlar Var ? Kız...
Continue reading
19 Ağustos 2020

Basit Tetris

İLGİNİ ÇEKEBİLİR Adventure Clumsy Bird Game Genel, Puzzle Puzzle Jigsaw Istanbul Pictures Adventure, Other...
Continue reading
19 Ağustos 2020

Yılan Oyunu Meyveleri Topla

İLGİNİ ÇEKEBİLİR Dövüş Tron 3D Genel, Puzzle Puzzle Jigsaw Istanbul Pictures Adventure Clumsy Bird...
Continue reading
blank
18 Ağustos 2020

Call of Duty 2020 ile Ölümüne Alay Ediyor

Activision ve Treyarch, bir sonraki \’Call of Duty\’yi ölümüne kızdırmaya devam ediyor ve artık...
Continue reading
blank
17 Ağustos 2020

Battle Royale: BR Oyunlarında Hilecileri Yakalamak

Fortnite Dolandırıcıları Fortnite\’tan Warzone\’a Battle Royale\’ler, oyuncu tabanlarında dolandırıcılarla başa çıkmak için çaba sarf...
Continue reading
14 Ağustos 2020

Top Zıplatma

Share Top Zıplatma, oyunu coinleri topla, karşına çıkan engelleri ustalıkla aşarak bölümü tamamla.. Efsanevi...
Continue reading
2 Ağustos 2020

Tavşan Zıplama

İLGİNİ ÇEKEBİLİR Dövüş Tron 3D Genel, Puzzle Puzzle Jigsaw Istanbul Pictures Akıl-Zeka, Araba Yabancı...
Continue reading
30 Temmuz 2020

Balya Topla – Çiftçi

İLGİNİ ÇEKEBİLİR Dövüş Tron 3D Genel, Puzzle Puzzle Jigsaw Istanbul Pictures Akıl-Zeka, Araba Yabancı...
Continue reading
14 Temmuz 2020

Sıvıları Ölçme Eğitici Oyunu

İLGİNİ ÇEKEBİLİR Dövüş Tron 3D Genel, Puzzle Puzzle Jigsaw Istanbul Pictures Akıl-Zeka, Araba Yabancı...
Continue reading
12 Temmuz 2020

Mini Golf Oyunu- Kamp

Share Kamp yerinde golf oynadığınızı düşünün. Kamp teması ile oynayabileceğiniz mini bir golf oyunu...
Continue reading
8 Temmuz 2020

Checker Tahta Oyunu

İLGİNİ ÇEKEBİLİR Dövüş Tron 3D Genel, Puzzle Puzzle Jigsaw Istanbul Pictures Akıl-Zeka, Araba Yabancı...
Continue reading
7 Temmuz 2020

Elemental Platform Oyunu

İLGİNİ ÇEKEBİLİR Adventure Clumsy Bird Brain, Other Shape Divide Brain Equalize Numbers Game Bağımsız...
Continue reading
7 Temmuz 2020

Zop Renk Patlatma Oyunu

İLGİNİ ÇEKEBİLİR Dövüş Tron 3D Genel, Puzzle Puzzle Jigsaw Istanbul Pictures Akıl-Zeka, Araba Yabancı...
Continue reading
6 Temmuz 2020

Sayıları Eşitle Oyunu

İLGİNİ ÇEKEBİLİR Dövüş Tron 3D Genel, Puzzle Puzzle Jigsaw Istanbul Pictures Akıl-Zeka, Araba Yabancı...
Continue reading
6 Temmuz 2020

Küplerin Dünyası Oyna

Share Özellikle çocukların çok sevdiği aynı zamanda büyüklerin de oynadığı mine craft webten oynanabilir...
Continue reading
5 Temmuz 2020

Orman Yangın Söndürme Oyunu

İLGİNİ ÇEKEBİLİR Dövüş Tron 3D Genel, Puzzle Puzzle Jigsaw Istanbul Pictures Akıl-Zeka, Araba Yabancı...
Continue reading

Leave a comment